APS HABER / PINAR ETCİ - Yolsuzluğun sadece bireysel bir suç olmadığını, toplumun tamamını etkileyen büyük bir haksızlık ve zulüm olduğunu vurgulayan Üçer, şeffaflık ve denetimin önemine dikkat çekti.

Ahmet Süheyl Üçer, yaptığı açıklamada, yolsuzluğun özellikle ihale süreçlerinde yaygın olduğunu belirterek, "İhale şartnamelerinin objektif düzenlenmemesi, ihale bedellerinin gereğinden yüksek belirlenmesi ve eksik hizmetlerin tam yapılmış gibi kabul edilmesi, kamu kaynaklarının çarçur edilmesine neden oluyor. Bu süreçlerde haksız kazanç sağlayan kişiler sadece kendilerine değil, devletin bütçesine ve dolayısıyla tüm topluma zarar vermektedir" dedi.

Rüşvetin ve yolsuzluğun sadece kamu ihaleleriyle sınırlı kalmadığını belirten Üçer, özel sektörün de bu sistemin bir parçası haline geldiğini ifade etti. "İmara aykırı bir yapı için ruhsat ya da iskan alınması gibi durumlarda kamu görevlilerine yapılan ödemeler, doğrudan piyasadaki mal ve hizmetlerin fiyatına yansımaktadır. Bu da enflasyonu artıran önemli faktörlerden biridir" diye konuştu.

"Yolsuzluğun ilacı: Şeffaflık ve denetim"

Yolsuzluğun önlenmesi için en etkili yöntemin şeffaflık ve sıkı denetim olduğunu vurgulayan Üçer, "Hiç kimse denetlendiğini ve yolsuzluk yaparsa cezalandırılacağını bilmeden bu işlere kalkışmaz. Kamu görevlileri ve özel sektör temsilcilerinin mal varlıklarının sürekli incelenmesi, kamu kaynaklarının doğru kullanılmasını sağlayacaktır" dedi.

Ayrıca "Nereden buldun?" sorusunun yolsuzlukla mücadelede kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Üçer, "Resmi geliriyle mal varlığını izah edemeyen herkes ya yolsuzluk yapıyor ya da vergi kaçırıyor demektir. Bu sorunun herkes için geçerli olması yolsuzlukların ve vergi kayıplarının önüne geçecektir" ifadelerini kullandı.

Belediyelerde yolsuzluk denetimi çağrısı

Ahmet Süheyl Üçer, belediyelerdeki yolsuzluklara da değinerek, yerel yönetimlerin rant dağıtıcı mekanizmalardan çıkarılması gerektiğini savundu. "Belediyeler, özellikle imar, istihdam ve ihale rantı üzerinden kurumsal olarak yolsuzlukla anılan yerler haline geldi. Kamu kaynaklarını yöneten tüm merciler sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır. Seçilmiş ve atanmış yetkililerin mali süreçleri şeffaf olmalı ve sürekli denetlenmelidir" diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu’ndan Cezaevinden Yeni Mesaj: “Hukuki Mücadelemi Sonuna Kadar Sürdüreceğim” Ekrem İmamoğlu’ndan Cezaevinden Yeni Mesaj: “Hukuki Mücadelemi Sonuna Kadar Sürdüreceğim”

Yerel yönetimlerde reform yapılması gerektiğine dikkat çeken Üçer, "Belediyelerin gerçek anlamda kamu hizmeti sunan yapılar haline getirilmesi gerekiyor. Yerel yönetim reformu sadece yetkileri genişletmek anlamına gelmemeli, aynı zamanda belediyeleri daha etkin, verimli ve hesap verebilir hale getirecek düzenlemeler de içermelidir. Demokrasiye yapılacak en büyük hizmetlerden biri budur" ifadelerini kullandı.

Üçer’in açıklamaları, kamu kaynaklarının yönetimi ve yolsuzlukla mücadele konusunda önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle yerel yönetimlerin mali disiplininin sağlanması ve kamu bütçesinin şeffaf bir şekilde yönetilmesi konusunda atılacak adımlar merakla bekleniyor.